İngiltere hükümeti, Londra’nın merkezinde inşa edilmesi planlanan ve kamuoyunda “dev bir istihbarat üssü” olabileceği endişesiyle tartışmalara yol açan yeni Çin Büyükelçiliği projesine resmi onay verdi. Güvenlik birimlerinin aylar süren incelemesinin ardından gelen bu karar, hem ulusal güvenlik tartışmalarını hem de diplomatik hamleleri beraberinde getirdi.
Güvenlik Riski mi, Diplomatik Gereklilik mi?
Pekin yönetiminin Londra’nın tarihi dokusu içinde devasa bir yerleşke inşa etme talebi, uzun süredir İngiliz siyasetinin en sıcak maddelerinden biriydi. Projenin, finans merkezi City of London ile Canary Wharf arasındaki kritik fiber-optik veri hatlarına yakınlığı, “verilerin dinlenmesi ve siber casusluk” riskini gündeme getirmişti.
Güvenlik Bakanı Dan Jarvis, sürecin istihbarat birimleriyle koordineli yürütüldüğünü belirterek şu açıklamayı yaptı:
“İstihbarat kurumlarımız sürecin ayrılmaz bir parçasıydı. Tüm risklerin uygun şekilde yönetildiğinden ve ulusal güvenliğimizin korunduğundan eminim.”
MI5 ve GCHQ: “Risk Sıfırlanamaz Ama Yönetilebilir”
İngiliz iç istihbarat servisi MI5 ve siber istihbarat kurumu GCHQ, hükümete sundukları ortak raporda gerçekçi bir tablo çizdi. MI5 Direktörü Sir Ken McCallum ve GCHQ Direktörü Anne Keast-Butler, yabancı misyonların risklerini yönetmede 100 yıllık tecrübeye sahip olduklarını vurgulayarak; her riskin tamamen yok edilemeyeceğini ancak kablolama gibi hassas alanlarda “kabul edilebilir” koruma sağlandığını ifade etti.
Kritik Altyapı İçin “Güvenlik Paketi”
Haber kaynaklarına göre, büyükelçilik çevresinden geçen finansal veri hatlarının güvenliğini sağlamak amacıyla özel bir “ulusal güvenlik önlemleri paketi” hazırlandı. Bu kapsamda, kritik kablo güzergâhlarının denetimli bir şekilde taşınması ve inşaat planlarının devlet tarafından mikroskobik düzeyde incelenmesi kararlaştırıldı.
Muhalefetten Sert Tepki: “Casus Merkezi” Suçlaması
Hükümetin onayı muhalefet kanadında büyük yankı uyandırdı. Gölge Dışişleri Bakanı Priti Patel, Başbakan Keir Starmer’ı sert bir dille eleştirerek şunları söyledi:
“Hükümet, ulusal güvenliği hiçe sayarak Çin Komünist Partisi’ne başkentimizin kalbinde dev bir casus üssü hediye etmiştir.”
Ayrıca ABD kanadından da endişe sesleri yükseldi. ABD Kongresi Çin Seçici Komitesi Başkanı John Moolenaar, bu yerleşkenin sadece İngilizlerin değil, Amerikalıların verileri için de tehdit oluşturabileceğini savundu.
Ekonomi-Güvenlik Dengesi: Starmer’ın Çin Ziyareti Kapıda
Bu kritik onayın, Başbakan Keir Starmer’ın bu ay içinde gerçekleştirmeyi planladığı Çin ziyareti öncesine gelmesi dikkat çekti. 2018’den bu yana bir İngiliz başbakanının Pekin’e yapacağı ilk ziyaret olacak bu temas, Londra’nın bir yandan güvenlik endişelerini yönetirken diğer yandan ekonomik bağları güçlendirme stratejisini yansıtıyor.
Bölge Halkı Kararı Yargıya Taşıyor
Tower of London yakınlarındaki Royal Mint Court bölgesinde yaşayan vatandaşlar ise karara tepkili. Hükümetin kararının “önceden kurgulanmış” olduğunu iddia eden bölge sakinleri, hukuki süreç başlatmaya hazırlanıyor. Grup, Starmer ile Şi Cinping arasındaki görüşme kayıtlarının şeffaf bir şekilde açıklanmasını talep ediyor.